İçeriğe geç

Taşın Hafızası: Göbeklitepe'de Zamanı Yeniden Saymak

Next Point TR 2 dk okuma
Göbeklitepe'de binlerce yıllık taş dikilitaşlar

Fotoğraf: Dosseman · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Şanlıurfa’nın yakınında, çevresine hâkim bir tepenin üzerinde, yere dikilmiş büyük taşlar durur. Taşların çoğu T biçimindedir; bazılarının yüzeyinde tilki, yaban domuzu, yılan ve kuş gibi hayvanların kabartmaları görülür. İlk bakışta sade görünen bu yapılar, insanlık tarihinin en çok tartışılan sorularından bazılarını gündeme getirmiştir.

Yazıdan önce

Göbeklitepe’yi etkileyici kılan, taşların büyüklüğü kadar yaşıdır. Bu yapılar, yazının icadından, çanak çömleğin yaygınlaşmasından ve ilk şehirlerin kurulmasından çok önce, Neolitik dönemin başlarında inşa edilmiştir. Onları inşa eden topluluklar, büyük olasılıkla avcılık ve toplayıcılıkla geçinen insanlardı. Bu kadar büyük taşları kesmek, taşımak ve dikmek, önemli bir iş birliği ve organizasyon gerektirir.

Bu durum, uzun süre kabul gören bir varsayımı sorgulatmıştır: anıtsal yapıların ancak yerleşik tarım toplumları tarafından inşa edilebileceği. Göbeklitepe, belki de bazı toplulukların önce bir araya gelip büyük yapılar inşa ettiğini, yerleşik hayatın ise bu buluşmaların etrafında şekillendiğini düşündürmektedir. Bu yorumlar hâlâ araştırılmakta ve tartışılmaktadır; alanda ve çevresindeki diğer höyüklerde yürütülen kazılar, her yıl yeni sorular ortaya çıkarmaktadır.

Taşların dili

Dikilitaşların üzerindeki kabartmalar, bu toplulukların dünyasına açılan küçük pencerelerdir. Bazı T biçimli taşların üzerinde kol ve el kabartmaları bulunur; bu da taşların insan ya da insansı figürleri temsil ediyor olabileceğini düşündürür. Hayvan figürlerinin neyi anlattığı ise kesin olarak bilinmemektedir. Belki bir inancın, belki bir hikâyenin, belki de bizim bugün adlandıramayacağımız bir düşünce biçiminin izleridir.

Taşın önünde durmak

Göbeklitepe’yi ziyaret eden biri, alanı çevreleyen yürüyüş yolundan yapılara bakar. Bu mesafe, hem yapıların korunması için gereklidir hem de ziyaretçiye bir tür tefekkür alanı bırakır. Taşların önünde durmak, alışık olduğumuz zaman ölçülerini bir kenara koymayı gerektirir. Burada “eski” kelimesi, başka yerlerde kullandığımızdan çok daha derin bir anlam taşır.

Alan, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır. Ziyaret saatleri ve ziyaretçi düzenlemeleri değişebileceği için gitmeden önce güncel bilgiyi resmi kaynaklardan kontrol etmek gerekir.

Göbeklitepe’yi Şanlıurfa, Mardin ve Gaziantep ile birlikte bir rotada ele alan Güneydoğu Anadolu’da Tarih ve Sofra yazımız, bölgeyi hem tarihi hem de mutfağıyla keşfetmek isteyenler için bir başlangıç noktası sunuyor. Bölgenin genel yapısı için Güneydoğu Anadolu sayfamıza da göz atabilirsiniz.

Yeni Eklenen Makaleler

Henüz ilişkili bir deneyim yok.

Bu Hikayedeki Bölgeler

Henüz gösterilecek başka bir bölge yok.

İlgili Rehberler

Bu yazıda bahsedilen destinasyonlarda henüz doğrulanmış lisanslı rehberimiz yok.
Pusula